January 2012
33 posts
liken
bir susma bir dilenme halindeyim sen duydun mu hiç likenleri?
o mavi-yeşil algler, ki bir nevi mucizedir varlıkları, bir halta benzemeyen, kimisi zehirli, kimisi komik mantarlara yamanırlar.
beraber bir ağacın dalına tırmanırlar, bir dağın yamacına tutunurlar birlikte beslenir ve birlikte yaşarlar.
alg mutlu ve rahattır, fakat mantar korkmaktadır. ya hava kirlenirse, algim beni bırakırsa diye...
üstelik üstünde kırmızı külotlu çorapların vardı.
merdivenlerden iniyoruz farkında olmadığın güzel ellerin var yavaşça korkulukların üzerinde gezdiriyorsun içim ürperiyor
otobüsten iniyoruz bana tutunuyorsun inerken sonra elini geri çekiyorsun, herhangi bir amaç taşımadan binlerce bahar geçiyor her elini çekişinde benden
çarşıda karşılaşıyoruz mesela böyle bir ekmek fırınının karşısında iki çift laflıyoruz gözlerimize bakamadan hatta...
söylemekten çok yazmaya yeltenenlerdendik.
aramızda tıp okuyan var mı lan?
tb test’in ne olduğunu göğüs x-ray’i nedir falan bilen var mı?
1-24
ölmeye başlarsak, gökyüzünün inceleceğine, karanlıklarınsa aydınlanacağına inandık.
yüksek topuklularca tutuklanmıştık fakat. üstelik gideceğimiz yerlerde kuşlar ötüşmüyordu.
biz fare kapanlarına sevdalıydık. ruhumuzsa düşünmemeye hasretlik.
oysa ne kadar da ironikti yaşamaya değer tek...
Anonymous asked: Hiç sevmediğin ve sürekli tekrarlanan bi'şey söyle :)
bulutları gerdim, bu akşam güneşi batmadan...
insanın en acınası hali, kendini bilmez haliymiş.
binlerce sen, binlerce ben, binlerce biz kadar seviyorum seni.
onun gözünün ucundan geçen bir gölge, hatta reddedilmiş bir kaç batıl inançtık.
ne zamanki onun o yumuşak fakat pürüzlü o sıcak fakat yabancı yanağını dokunduk;
onun adlandıramadığı bir takım hislerdik, belki görmediği o sabah yıldızıydık.
dokunur dokunmaz onun o canlı, fakat çatlak; o istekli, fakat soluk dudaklarına;
ne bitirmek istedik başlamışları ne de başlatmak istedik henüz...
sen pantolonumdan yükselen mucizeydin sevgilim.
ahh boşaldım mikâil!!1!1 - Tanrı, dünyada yağmur...
#niçe hatrına, BC16000; sevişmenin üç hali: haşin, haşin, haşin isimli kitabımdan
ben sana ingilizce öğrenemezsin demedim, ingilizce...
sen bir plakçalar olsan bebeğim ve ben taksam sana...
bazı kızları tavlamak için çok şey biliyor gibi yapman lazımdır, bazıları içinse her şeyden habersizmiş gibi davranman lazımdır.
fakat en nadirleri, bir şey yapmanı gerektirmeyecek kızlardır.
neyse, zaten bulamazsın ilk ikisiyle uğraşırken.
şifre: asdfg
kahtalinice:
http://www.haxball.com/?roomid=37420bfd483a1bc75e7842d05d065cb8eae2f9aea6347fa9f7bf041e858f5824&pass=1
türk kültür vakfını aradım, kontörüm bitti, yüzünü kapamış gibi oldu resmen… arar mı lan acaba geri. aramaz di mi…
KARAR VEREMİYORUM MK
macaristan, norveç, paraguay, polonya, belçika, brezilya, çek, filipinler, finlandiya, hollanda, isveç
karar veremiyorum laaan
mezarlığım bir limana baksın, vakti gelsin...
ben, benden başkasını, benden başkasına anlatacak...
bazı günler bensiz başlıyorlar
sahiden sesliydi.
yeterince boş şarap şişesi yok dedim ona.
ona değil, arkasındaki dinlendirici gökyüzüne bakıyordum dalgalar sanki kıyıya değil de, ufka atıyorlardı kendilerini onlar bile kaçıyorlardı bugünden, kendilerince sonra zaten hesabını yapmayacaktık kim kimde kalmış suluboyacasına yayılacaktık öyle hatta bir kaç rüyaya sıçrayacaktık takvimin en güzel yerini işgal etmiştik zaten bizden...
İnsanlarla geçinme taktikleri #1: Dinle, gülümse,...
öyle işte, bir dönem daha en düşük dersten 94,60...
şifre, tamam
kahtalinice:
http://www.haxball.com/?roomid=423e4a7733470fe4fa5382b37ad9f48ca5b207047ad5b6c6ad32cc56400c0d5e&pass=1
aranızda ingilizcesi essay denetleyecek kadar iyi...
bu arada AFS elemelerini geçtim beyler. aranızda...
oksurukilaci asked: olm kaç yıl oldu mnski neredesin sen :J
December 2011
2 posts
merhaba ben lecagot
kaçınız beni hatırlar çok şüpheliyim.
neyse, benden bahsetmeyelim. yazmamın bir sebebi var. çok isyanlandım.
bu sabah uyandım ve ne yapmaktayım diye sorguladım kendimi.
ne yapıyorum niçin yapıyorum diye.
sonra sinirlendim tabii. resmen bütün o pratik harekete dayalı kısmı almışlar yerine başka bir utku koymuşlardı.
sikeyim bu yazı da bir boka benzemeyecek.
amınıza koyayım sizin eğitim...
November 2011
24 posts
I’ve heard of your dart
aimed at my heart;
Not knowing
what it could bring.
To feel absolute pleasure
I have waited for too long.
Love or Death, I’m not that sure,
does not matter while cold
has been reigning in my hand.
But I can assure you
an illusion of human can be destroyed
as easily as you
may
not
...
şiirlerim bende başlayıp, bende bitti; ben de...
zihninde türbülans, gözlerinde iniş, omuzlarında kalkış, geçmişindeki siyah bir uçuştum.
bir şarkının basılmaya kıyılmamış notası, bir romanın en vurucu kelimesi, bir tamlamanın aitlik ekiydim.
ardından tüm cümleler eksiltili tüm tamlamalar belirtisiz tüm renkler belirsiz.
bak kıtalarımdan bile bir iki dizem kaçıp gitmiş.
şarap güzel gider piknikte insanda neden arama isteğini kaldırır şarap eriyip birbirimize karışmamızı sağlar hem de aklımız hala yerindeyken
hatırla, sarhoşken, çeneni omzuma dayamaya bayılırdın bir şey doğruyken güzeldir demiştin o gri ve soğuk kumlarda uzanırken bir gün bunu anlatırsın demiştin ve bana borçlu falan da sayılmazsın diye devam etmiştin
hani eskiye takılı kaldığımdan değil ama...
odanın bir duvarı ben diğeri ise sen arada birkaç yastık ve bir de yatak
benim üzerimde bir saat asılı sende ise sıcacık bir kalorifer peteği
bende her şey beklendiği gibiyken; soğuk, mantıklı ve zamanlı. sende hiçbir şey bana benzemiyor; sıcak, beklenmedik ve tutarsız.
sırtımızda başka dünyalar olabilir başka...
bir şey tam da hiç bitmeyecekmiş gibi durduğu an bitmeye başlar
tanrı biliyor bana doğrulttuğun silahlar ilişkimizin derinlerine nüfuz edebilir
evet sevgilim ayaza çıkınca göğüslerinin aldığı halden bahsediyorum şekşi şey
keşke hayat 15 dakikadan kısa fakat daha net olsaydı.
albeninin kırıntıları kalemin içine kaçan kısa uç kopunca tshirtün yapısını bozan etiket kitabın kopacağı belli olan sayfası ayağa takılan kablo ısınmayan yatak üşüyen bacaklar gecenin bir yarısı biten uyku ve başlayan kabus uyanmayla beraber gelen yeni gün ve onun sorumluluk dolu kokusu sivilcelerin habersiz istilası ve anlamsız çaba onları kovmak için anadoluda doğan kızlar kafkasyanın eteği...
3 tags
tanrının pembe kilodundaki ufak bir parça kahverengi iziz
diye küçümsemiştim bizi şimdi tekrar söylüyorum tanrının pembe kilodunda kalan ve onun bir dahaki sevişmesini engellemiş ufak ama sinir bozucu bir parça kahverengi iziz
istanbula yerleşince tüm sanat galerilerine gidip post-it’lere “BİR PICASSO DEĞİL” yazıp yapıştıracağım
o kanepelerinizi yediğiniz ve beyaz şaraplarınızı içtiğiniz uzun boylu masalara
ota boka şiir yazıyorum diye eleştiriyor beni ibneler
şiire böyle başladığıma göre laf da sokmam gerekiyor galiba neyse, bu defa gelenekten ayrılacağım orhan veli olsa böyle yapardı diye avutacağım kendimi penceremde giren ışığın bile (bile) yalnız olduğu bu saatlerde
sanat sanat içindir derler ama çoğunlukla benim içindir ziyadesiyle benim içimdir.
olur da bir gün selam tanışalım mı diye gelirsem sakın şaşırmayın
tamamen sosyal beceriksizliğimle ve onu kapatma çabamla alakalı
ileride dersiniz 21. yüzyılın sosyoduygusal konularıyla ilgilendi lecagot