lecagot

onun gözünün ucundan geçen bir gölge,
hatta reddedilmiş bir kaç batıl inançtık.

ne zamanki onun
o yumuşak
fakat pürüzlü
o sıcak 
fakat yabancı yanağını dokunduk;

onun adlandıramadığı bir takım hislerdik,
belki görmediği o sabah yıldızıydık.

dokunur dokunmaz onun
o canlı,
fakat çatlak; 
o istekli,
fakat soluk dudaklarına; 

ne bitirmek istedik başlamışları
ne de başlatmak istedik henüz başlamamışları
sırf korkudan,
yalnız onun bizi takip edememesi korkusundan. 

oysa ay, griden kızıla akan bir mutluluktu.

  1. lecagot posted this